Yapay zekâ ve karar zekâsı · Yönetici rehberi
Bağlamdan kopuk analiz: Rakamlar doğruyken karar neden hâlâ belirsiz?
Bir ürünün beş günlük stoku kaldı. Yeni teslimata yirmi bir gün var. Pazarlama ekibi talebi artıracak bir kampanyaya hazırlanıyor.
Stok miktarı doğru olabilir. Satış raporu güncel, kampanya tahmini onaylanmış olabilir.
Karar verebilmek için yine de birinin bu bilgileri birbirine bağlaması gerekir.
Reklama devam edilmeli mi? Başka bir kanaldan stok aktarılabilir mi? Teslimat öne çekilebilir mi? Bunun maliyetini kim onaylayabilir?
İşletme kuralları, organizasyondaki sorumluluklar ve kullanıcı öncelikleri hesaba katılmadan yapılan veri yorumuna bağlamdan kopuk analiz diyoruz.
Bu durum, Karar Boşluğu’nun nedenlerinden biridir. Karar Boşluğu, bir analiz bulgusu ile üzerinde anlaşılmış bir karar zemini arasında kalan mesafedir.
Üç örnek, sorunun nasıl oluştuğunu gösteriyor.
1. Stok miktarı, kendisini değerlendirecek eşiği belirleyemez
İki ürünün de kullanılabilir stoku 100 adet olsun.
A ürünü günde beş adet satılıyor ve yedi günde yeniden tedarik ediliyor. B ürünü günde yirmi adet satılıyor ve tedariki yirmi bir gün sürüyor.
Bu satış hızlarıyla A ürününün yirmi günlük, B ürününün beş günlük stoku var.
Örneği sade tutmak için talebin sabit olduğunu, yolda ürün bulunmadığını ve mevcut stoktan karşılanacak başka yükümlülük olmadığını varsayalım.
Stok elli adedin altına düştüğünde çalışan sabit bir uyarı, bugün iki ürünü de aynı şekilde değerlendirir. Oysa tedarik açısından karşı karşıya oldukları risk şimdiden farklıdır.
Sorun, miktarı yorumlamak için kullanılan kuraldadır. Sağlıklı bir değerlendirmede tedarik süresindeki talep, kullanılabilir stok, yoldaki ürünler, mevcut yükümlülükler ve işletmenin emniyet stoku politikası birlikte ele alınmalıdır.
Kampanya planı yeni bir soru getirir: Kullanılan talep varsayımı, başlamak üzere olan promosyonu kapsıyor mu?
“Stok yeterli” sonucunun işe yaraması, hangi plan ve hangi dönem için yeterli olduğunun açıklanmasına bağlıdır.
Bilgi eksikse yanıt, neyin belirsiz kaldığını belirtmelidir. Örneğin bir sonraki teslimatın tarihi kesinleşmiştir, ancak kampanya talebine ilişkin tahmin henüz paylaşılmamıştır. Bu ayrım, ek reklam bütçesi onaylanmadan önce neyin netleştirilmesi gerektiğini gösterir.
2. Bir farkı bulmak, çözüm sorumlusunu belirlemez
Beklenen pazaryeri ödemesi, gerçekleşen hakedişle eşleşmiyor.
Fark nettir. Sorumluluk ise birkaç ekibe dağılmış olabilir.
Finans ekibi ödemenin mutabakatını yapar. Pazaryeri ekibi kesinti dökümünü pazaryerinden alır. Kanal yöneticisi rutin itirazları yürütür. Belirli bir tutarın üzerindeki düzeltmeler için ayrıca onay gerekir.
Bu düzen her işletmede farklıdır. Muhtemel bir departmanın adını vermek, sorumluluğun gerçekten o departmanda olduğunu göstermez.
“Finansa bildirin” önerisi şu soruları yanıtsız bırakabilir:
- Finans tam olarak neyi araştıracak?
- Dayanak belgeleri hangi ekip sağlayacak?
- İtirazı kim iletebilir, düzeltmeyi kim onaylayabilir?
- Konu ne zaman yeniden kontrol edilecek?
Yanıt, şirketin gerçek sürecini yansıttığında uygulanabilir hâle gelir.
Süreç tanımlanmamışsa analiz bunu açıkça belirtmelidir. Sorumluluğun belirsiz olması da işletmenin görmesi gereken bir bilgidir.
Aksi hâlde öneri tamamlanmış görünürken iş sahipsiz kalabilir.
3. Aynı olay, farklı roller için farklı kararlar doğurur
Beş günlük stoku bulunan ve yeniden tedariki yirmi bir gün süren ürüne dönelim.
Operasyon ekibinin yoldaki teslimatları, transfer seçeneklerini ve alternatif tedarik kaynaklarını araştırması gerekir.
Pazarlama ekibinin, planlanan faaliyetlerin yeni stok gelmeden talebi ne kadar artıracağını değerlendirmesi gerekir.
Finans ekibinin, ek tedarik ve sipariş karşılama giderleri dâhil olmak üzere seçeneklerin ekonomik sonuçlarını incelemesi gerekir.
Yönetimin ise riskin büyüklüğünü ve kendi müdahalesini gerektiren bir karar olup olmadığını görmesi gerekir.
Her rol aynı temel gerçeklerden hareket eder. Yanıtlanacak soru, sorumluluğa göre değişir.
Yalnızca stok tablosunu sunmak, bulguyu kendi kararına uyarlama işini kullanıcıya bırakır. Role uygun bir yanıt, olayı kişinin vermekle sorumlu olduğu kararlarla ilişkilendirmelidir.
Erişim yetkileri yine de vazgeçilmezdir. Yetki, kullanıcının hangi bilgileri görebileceğini; sorumluluk ise yanıtın hangi sorulara karşılık vermesi gerektiğini belirler.
Sohbet üzerinden verilen yanıt da aynı bağlama ihtiyaç duyar
“Bu ürünün reklamını vermeye devam etmeli miyiz?” sorusunu yazmak kolaydır.
Gerekçeli bir yanıt için stok yükümlülüklerinin, kampanya talebinin, tedarik zamanının, kârlılık koşullarının ve onay sınırlarının bilinmesi gerekebilir.
Yapay zekâ sisteminin bu bilgilere ve kurallara erişmesi gerekir. İşletmenin de hangi kaynakların esas alınacağını ve değişikliklerin sisteme nasıl aktarılacağını belirlemesi gerekir.
Bir yanıtı değerlendirirken şu soru yol gösterir:
Önerinin dayandığı ortak tanımı, güncel işletme kuralını ve sorumlu kişiyi gösterebiliyor muyuz?
Bunlardan biri eksik olduğunda yanıtın koşullu kalması gerekebilir. Koşulun açıkça belirtilmesi, kullanıcının sonraki adımı daha sağlam bir zeminde değerlendirmesini sağlar.
SYNC, işletme bağlamını analize nasıl taşır?
Data-Sync, e-ticaretin zekâ katmanıdır. Pazaryeri, mağaza, ERP ve reklam verisini tek bir doğruluk kaynağında toplar; SYNC ile işletmenizin nasıl çalıştığını kayda geçirir ve her çalışana kendi sorumluluk alanındaki kararları getirir.
SYNC, işletme bağlamını yapılandırır: Metriklerin nasıl tanımlandığı, organizasyonun nasıl kurulduğu, hangi operasyonel eşiklerin geçerli olduğu ve sorumlulukların kimlerde bulunduğu bu bağlamın parçalarıdır.
SYNC AI, bağlantılı iş verilerini yorumlarken yapılandırılan bu bağlamı kullanır.
Kuralları işletme belirler ve sahiplenir. Bu kuralların analize kattığı değer, değerlendirilen karar için geçerli ve güncel kalmalarına bağlıdır.
Stok örneğinde bunun karşılığı somuttur: Hangi talep varsayımı kullanıldı, hangi tedarik bilgileri mevcuttu ve sonuç hangi kişinin kararını gerektiriyor?
Ekibiniz zamanını veri derlemeye değil, karar vermeye harcar.
Bir sonraki kampanyadan önce tek bir kararı sınayın
Reklam bütçesi gözden geçirilen bir ürün seçin.
Analizden şu unsurları açıklamasını isteyin:
- Stok değerlendirmesinde kullanılan talep varsayımı.
- Dikkate alınan tedarik planı ve stok yükümlülükleri.
- Ek harcamayı değerlendirmek için kullanılan ticari ölçü.
- Kararın sorumlusu ve gerekli onay.
- Öneriyi değiştirebilecek eksik bilgiler.
Ekibiniz bu yanıtları analizi okuduktan sonra bir araya getirmek zorundaysa Karar Boşluğu içinde kalan işi görünür hâle getirmişsiniz demektir.
Düzenli verdiğiniz e-ticaret kararlarında bu boşluğu birlikte incelemek için bize ulaşın.